Buradasınız

Maraş Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin Kurulması ve İlk Çatışmalar

Bayrak Olayı, bardağı taşıran son damla olmuştu. Maraş halkı artık geri dönüşün olmadığını anlıyordu. Fransızların bu olaydan sonra daha fazla kuvvetle kendilerini sindirmek için harekete geçeceğini bilen Maraş’ın vatansever halkı kurtuluş çareleri aramaya başladı. İstanbul’dan yardım ın gelemeyeceğini bildiği için bir başka yol bulması gerekiyordu. Maraş’ın ileri gelenlerinden bazıları Şekerli Mahallesi’nde, savaş sonrası terhis olarak memleketine dömüş genç zabitler, devlet memurları ve gençler ise Kayabaşı Mahallesi’nde örgütlenerek, Elbistan ve Pazarcık’ta kurulmuş olan Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinin benzerini Maraş’ta kurmak için harekete geçmişlerdi. Kısa bir süre sonra Maraş’ta birbirinden habersiz iki teşkilat kuruldu. Kayabaşı ve Şekerli mahallelerinde kurulan bu teşkilatlar, birbirlerinden haberdar olunca birleşme kararı aldılar.

Kayabaşı ve Şekerli teşkilatları Maraş Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adıyla tek bir çatı altında birleştiler. Başkanlığına ise Serkomiser Arslan Bey seçildi. Aslan Bey’in askeri liderliğinde, Şeyh Ali Sezai Efendi’nin önderliğinde kurulan teşkilat kısa süre içerisinde Maraş’ın hemen her mahallesinde örgütlenmeye başladılar. Şehri on mahalleye bölerek, her mahallenin başına bir çete reisi görevlendiren Arslan Bey, Pazarcık ve Elbistan’daki teşkilatlar iletişime geçtikten sonra durumu Sivas’a Temsil Heyeti’ne bildirdiler.

Fransızlar, General Kerret’in şehre gelmesinin ardından yanlarında getirdikleri silahları ve cephaneleri Ermenilere dağıtmaya başladılar. Maraş’taki silah ve cephane eksikliğini Antep’teki ve Adana’daki üstlerine rapor eden General Kerret, asker, silah ve cephane yardımı istedi. Beyrut’taki General Dufieux, Binbaşı Roze de Ordens komutasındaki birliklerle Antep yoluyla talep edilen yardımları Maraş’a sevk edilmesi emrini verdi. Binbaşı Roze de Ordens komutasındaki birliklerin yardımları götürmek üzere  yola çıkmasının ardından 21 Aralık 1919’dan itibaren fasılalar halinde  Fransız Kuvvetleri ile Türk çeteleri arasında ilk çatışmalar başladı. Antep yolu üzerindeki Kuvay-ı Milliye birlikleri Gavurboğazı denilen mıntıkadan itibaren Karabıyıklı, Araplar Köyü ve Harabeler mevkiinde Fransız yardım birliklerine saldırılar düzenlendi. Çıkan çatışmalarda Kılıç Ali, Paşa Yakup Hamdi Bey liderliğindeki Pazarcık çeteleri ile Karayılan Çetesi Fransızlara büyük kayıplar verdirdiler.

İslahiye, Kömürler, Belpınar üzerinden Maraş’a yardım getirmek için hareket eden General Dufieux, Binbaşı Corneloup’a Türk çetelerini bulup yok etme emrini verdi. 2 Ocak 1920 tarihinden itibaren İslahiye üzerinden harekete geçen Fransız kuvvetleri önce Sarılar mevkiinde, Bababurun Kalesi önünde sonra Kılılı ve Eloğlu köylerinde Türk çetelerinin saldırılarıyla karşılaştı. Benli Ökkeş, Muallim Hayrullah, Mustafa Kahya çeteleriyle birlikte Beyazıtlı Zafer ve Muharrem beylerin kontrolündeki Bertiz çeteleri Fransızlara büyük kayıplar verdirdiler. Batı köylerinden teşekkül edilmiş olan çeteler ile birlikte Türkoğlu Mustafa Bey’in destekleriyle Orçanbanısı, Ceceli, İmalı Çakıroğlu gibi köylerden gelen çeteler Eloğlu ve Ceceli’de Fransız askeri birliklerine ağır kayıplar verdirdiler. Kılılı’nın kuzeyinde Danışman Tepe’de  Maraş’tan yardım amaçlı gönderilmiş Fransız birlikleriyle Binbaşı Corneloup’un Eloğlu üzerinden Kılılı’ya ulaşmış olan birliklerinin arasında kalan Muallim Hayrullah’ın 60 kişilik çetesi büyük kahramanlıklar gösterdiler. Bu çatışmalarda yaralanan Muallim Hayrullah, tedavi edilse de kurtulamayarak şehit oldu. 3 Ocak ile 10 Ocak tarihleri arasında Türkoğlu bölgesinde yapılan çatışmalarda Fransızlar Ceceli, Eloğlu ve Kılılı köylerini yaktılar. Birçok masum sivil insanı katlettiler. Fakat Türk çeteleri karşısında 60 ölü vererek güç bela Maraş’a ulaştılar. Bu olaylardan sonra artık Türk çeteleri ile Fransızlar ve onların işbirlikçisi durumundaki Ermenilerle şehir merkezinde çatışmalar kaçınılmaz hale geldi.

Paylaşın